Genel & Yaşam

Hastalıkların Tedavisinde Kullanılan 10 Mikroorganizma ve Patojen

Hastalıkların tedavisi için başka hastalıkların kullanılabileceğini düşünmek garip. Ancak, bu doğru. Yüzyıllar boyunca bilim insanları, diğer patojenlerin neden olduğu ölümcül hastalıkları tedavi etmek için ölümcül, patojenik bakteri, virüs ve protozoa kullanmanın yollarını aradılar. Bir hastalığı bir başka hastalıkla tedavi etmek sezgisel görünebilir ancak zaman içinde bunun işe yaradığı görüldü. Bu durum her zaman o kadar korkutucu değil. Mikroorganizmalar, insanlar için tehlikeli olmayan virüsler ve bakteriler de öldürücü hastalıkları tedavi etmek için kullanılmıştır.

  1. 1
    Sıtma


    Sıtma, uzun yıllar boyunca tedavi edilemedi ve genellikle dört yıl içinde ölüme yol açtı. En kötü şekli, sinir sisteminin sifilizle enfeksiyonu ve genellikle hastalığın son aşaması olan nörosifilistir. Nörosifilise durumuna körlük, delilik, felç ve ardından ölüm eşlik eder. Çoğu sifiliz hastası, ölene kadar diğer insanlardan uzak tutuldular. Sıtma hastaları sıklıkla farklı bir kan grubu vücutlarına enjekte edilerek tedavi edilmeye çalışıldı. Ayrıca kan aldıkları kişilerin kan hastalıklarını da aldılar. O sırada kullanılan ölümcül sıtma kanları ayrıca kansızlığa ve böbrek yetmezliğine neden oldu. Doktorlar daha sonra daha az ölümcül Plasmodium vivax kanına geçti. Bu tedavi yöntemi antibiyotiklerin ortaya çıkmasından sonra terk edildi

  2. 2
    HIV


    Dünyanın en kötü hastalıklarından birinin başka ölümcül rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılması çok şaşırtıcıdır. Bilim adamları, sıklıkla çocukları etkileyen iki ölümcül hastalık olan lökodistrofiyi ve Wiskott-Aldrich sendromunu tedavi etmek için HIV virüsü kullanmanın bir yolunu buldular. Açık olmak gerekirse, HIV’in kendisini değil, kısmen HIV’den oluşturulan viral vektörler kullanılıyor. Gen terapisinde olduğu gibi genetik materyali hücrelere vermek için bir viral vektör kullanılır. 2010 yılında, Dr. Luigi Naldini liderliğindeki bir İtalyan doktor ekibi, HIV kaynaklı viral vektörleri 16 çocuğa enjekte etti. Altı tanesinde Wiskott-Aldrich sendromu vardı, diğer 10 tanesinde lökodistrofi vardı. Üç yıl sonra, altı çocuğun yavaşça hastalıklardan kurtulduğunu gözlemlediler. Üçü Wiskott-Aldrich sendromundan, diğer üçü lökodistrofiden muzdaripti. Diğer on çocukta da bazı iyileşme belirtileri görülmüştü. Ancak bu işlem yetersizdir, çünkü halen klinik denemeler devam etmekte.

  3. 3
    Kanser


    CRISPR (“krisper” olarak telaffuz edilir) “Kümelenmiş Düzenli Aralıklı Kısa Palindromik Tekrarlar” anlamına gelir. Bilim adamları olumsuz genleri değiştirmek için CRISPR kullanmaya odaklanırken, New Jersey’deki Rutgers Cancer Institute araştırmacıları kanseri tedavi etmek için kullanmaya çalışıyorlar. CRISPR, kanser tedavisi için işe yarayabilir, çünkü vücutta dolaşan kanserli hücreler, kökenlerinden tümöre dönme eğilimindedir.

  4. 4
    Su Çiçeği Hastalığı


    Su çiçeği virüsü, 1977’de ortadan kaldırıldığı ilan edilene kadar milyonlarca insanı enfekte eden öldürücü bir virüstü. İlk çiçek hastalığı aşılarını yaratmaları için İngiliz Dr. Edward Jenner’e kredi verirken, eski Çin ve Orta Doğuluların virüse bağışıklık kazandırmak için kasıtlı olarak kendilerine çiçek hastalığı bulaştırdıklarını biliyoruz.

  5. 5
    Çocuk Felci Virüsü


    Çocuk felcine eski tarihlerde en ölümcül hastalıklardan biri olan polioya neden olur. Neyse ki, bugün yok olmanın eşiğinde. 2017’de rapor edilen sadece 22 çocuk felci vakası var. Bu durum 1988’de rapor edilen 350.000 adetten çok uzak. İlginçtir ki, bilim adamları nadir görülen ancak ölümcül ve oldukça agresif bir beyin kanseri biçimi olan glioblastomu (GBM) tedavi etmek için bir zamanlar ölümcül olan hastalığı kullanma yöntemi geliştiriyorlar. Glioblastoma cerrahi, radyasyon ve kemoterapi ile tedavi edilir. Ancak, sıklıkla hastayı bir yıl içinde öldürür.

  6. 6
    Bakteriyofaj Tedavisi


    2015 yılında 69 yaşındaki Tom Patterson’a eşiyle birlikte Mısır’ı ziyaret ederken kendisine pankreatit (pankreas iltihabı) teşhisi kondu. Geleneksel tedavi işe yaramadı ve daha sonra Almanya’nın Frankfurt kentine uçtu. Doktorlar, pankreasının etrafındaki sıvıyı boşalttı ve pankreasın ilaca dirençli Acinetobacter baumannii bakterileri ile enfekte olduğunu keşfettiler. Patterson daha sonra California’daki San Diego, Thornton Hastanesi’ne götürüldü ve burada pankreasının etrafındaki sıvı tahliye edildi. Maalesef drenaj kaymış ve sıvı karnına ve kan dolaşımına sızdı. Patterson kısa sürede yüksek ateş, ciddi ağrılar ve nefes alma güçlüğü yaşamaya başladı. Ayrıca yaklaşık iki ay süren bir komaya girdi. Doktorlar, bakteriyofaj terapisine hayatını kurtarmak için son bir çaba olarak karar verdiler. Bakteriyofajlar bakteri değil virüstür. Adı “bakteri yiyen” anlamına gelir ve bakterilere saldıran belirgin bir virüs sınıfını belirtir. Bu terapi işe yaradı ve Patterson yavaş yavaş komadan çıkmaya başladı.

  7. 7
    Maraba Virüsü


    Bilim adamları her zaman Maraba virüsünün (yani MG1 virüsü) kanser hücrelerine saldırdığını ve tahrip ettiğini biliyorlardı. Bununla birlikte, Ottawa Hastanesi ve Ottawa Üniversitesi’ndeki bilim adamları, Maraba virüsünün ayrıca HIV bulaşmış hücrelere saldırdığını ve tahrip ettiğini keşfetti. HIV, bağışıklık sistemi hücrelerinde bulaşır ve hızla çoğalır. Bununla birlikte, bazı HIV bulaşmış hücreler bir süre sonra uykuya girer, diğerleri ise çoğalmaya devam eder. Laboratuvar testleri, Maraba virüsünün, HIV’in olası bir tedaviyi işaret eden ve uykuda olan hücreleri tahrip edeceği kanıtlandı. Bununla birlikte, testler sadece laboratuvarda yapıldığından ve bu yöntem hayvanlar veya insanlar üzerinde test edilmediğinden işlem sonuçsuz olarak kabul edildi.

  8. 8
    Coley’in Toksin Tedavisi


    Coley’in toksin tedavisi, kanseri tedavi etmek için bakteri kullanımını içerir. Prosedür, 1890’larda onu geliştiren New York kemik cerrahı William Coley’den adını almıştır. Coley, kanser ameliyatlarından sonra hastalar iyileşirken bakteri hastalıkları ile enfekte olmuş hastaların, enfekte olmamış hastalardan daha iyi olduğunu gözlemledikten sonra bu tedaviyi icat etti. Bununla birlikte, Coley’in toksin tedavisi karışık sonuçlar verdi. Bazı hastalarda işe yaradı, bazılarında yaramadı. Bununla birlikte, 1950’lerin başlarına kadar kemoterapi gibi diğer kanser tedavileriyle yer değiştirdiği zamana kadar yaygın olarak kullanıldı. Genetiği değiştirilmiş bakteri kullanan geliştirilmiş bir versiyon günümüzde hala kullanılmaktadır.

  9. 9
    Yırtıcı Bakteriler


    Yırtıcı bakteriler diğer mikroorganizmalara saldıran ve yiyenlerdir. Yırtıcı bakteriler, düşman bakteri hücrelerinin duvarlarına saldırıp kırarak çalışırlar. İçeri girdikten sonra, diğer benzer bakteri hücrelerinin üreyip çoğalmalarından önce bakterinin iç organlarını yerler.

  10. 10
    CAR-T Terapisi


    T hücreleri vücudun bağışıklık sisteminde hayati bir rol oynar. Son zamanlarda, bilim adamları bir antikanser tedavisi olan “kimerik antijen reseptörü T hücresi terapisi” (CAR-T terapisi) oluşturmak için T hücrelerini kullanma yöntemi geliştirdiler. CAR-T terapisi, vücuttaki doğal T hücrelerinin bulunarak bunların, kanserli hücreleri tespit etme, bağlama ve yok etme yeteneklerini büyük ölçüde artıran kimerik antijen reseptörleri eklenmesi ile çalışır. Genetiği değiştirilen bu T-hücreleri hastayı etkileyen spesifik kanseri hedef alır.

Click to comment

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2018 Web Sitesi üzerinde yayınlanan tüm içerikler www.ogzblg.com sitesine aittir. Toplist 25

To Top